Kar,şarap ve o….
Merhaba.
Kar yağan bir gecede şehre ulaşmak üzere yoldaydım arabamla.Farların ışığında karın yağışının güzelliğini seyrederek yol alırken arabam yapacağını yaptı ve tüm elektrik devreleri aynı anda söndü.Yapacak bir şey yoktu ve uygun bir yer bulup yanaşıp durdum.Tüm denemelerime rağmen elektrik arızasını bulamadım ki zaten buna imkanda yoktu.Yapacak tek şey aracı orada bırakıp başka bir araçla yola devam etmekti yani bir anlamda otostop.El kaldırarak yardım istememe rağmen duran falan yoktu.Normaldi çünkü gecenin bu vaktinde yolda yalnız bir adam kim alırdı ki.Arada sırada geçen taksilerde doluydu.Arabamın yanından ayrılmıyordum ki el kaldırdığım araç sahipleri en azından durumu fark edip yardımcı olsunlar dı ama ne yazık ki öyle olmuyordu.Aradan yarım saatten fazla geçmiş ama ben hala karın altında arabamın yanında beklemeye devam ediyordum.Montumun iyice kaldırdığım yakasına rağmen kar taneleri ensemden içeri giriyor ve gittikçe daha da üşüyordum.Yine bir aracın yaklaştığını görünce elimi kaldırdım ama durmadı.10 dakika sonraydı yine bir araç ve yine bir el kaldırma umutsuzca ve araç sağa sinyal vererek yanımda durdu.Camı hafif indirdi ve geçmiş olsun,hayırdır dedi.Bir kadın sesiydi bu geceyi yırtan.Teşekkür ederim dedim ama elektrik arızası yaptı ve farsız kaldım,bu şekilde seyretme imkanım da yok.Tamirci ya da servis çağırmadınız mı dedi.Buna mı dedim ve bu saatte?89 model taunustu arabam. :)Sanırım o da gülmüştü bu duruma.Gittiğiniz yere kadar beni de alabilirseniz memnun olurum dedim artık çaresine yarın bakarız diye ilave ettim.Buyrun dedi ve sağ kapıyı açıp kendimi içeri attım.Offf sıcacıktı aracın içi.Sıcaklıkla birlikte saçlarımda eriyen karlar şimdi daha fazla akıyordu ensemden sırtıma.Teşekkür ederim ben Baran dedim.Bir şey değil dedi bende Hilal memnun oldum,bende dedim.Bir müddet konuşmadım dikkatini dağıtmamak adına ve trafik seyrekleşince ben söz aldım.Hayırdır siz bu saatte nereden böyle?Şirketimizin müşterilerimize verdiği bir yemekteydim bende oradan dönüyordum dedi.Ve kaçamak bakışlarımla bakmaya başladım.Şarap kırmızısı topuklu ayakkabılar,siyah file çoraplar,kısa yine siyah kısa bir trençkot ve boğazında şarap kırmızısı bir fuları vardı.Ve sanırım altındaki de kısa bir elbise olmalıydı çünkü trençkotun altında görünen sadece file çorapların kapattığı bacakları görünüyordu.Bu saatte burada ne yapıyordunuz dedi.Bir müşteriden dönüyordum dedim ama görüşme müşterinin biraz müşkülpesent olmasından kaynaklı uzayınca yoğun kar yağışına yakalandım.Ve tekrar teşekkür ederim beni burada bırakmadığınız için.Onca araç geçmesine rağmen haklı olarak kimse almadı,taksilerde hep doluydu şansımdan.Ve beni almamakta haklılardı tabii ki,kim olduğumu nereden bileceklerdi ki?Yani ben olsam ben bile tereddüt ederdim.Sonuç olarak şimdi iyi ki almamışlar diye düşünmeye başladım dedim gülümseyerek..Neden böyle düşünüyorsunuz dedi.En azından gecenin bu vaktinde siz gibi harika bir hanımefendiye tanışma fırsatı buldum ve tesadüflere inanan biriyim dedim.O da gülümsedi.Aradan 10 dakika falan geçmişti ve torpidoda sigaram var rica etsem bir sigara verebilir misiniz?Torpidoyu açtım ve Kent Switch paketini gördüm.İçinden bir sigara aldım ve mahsuru yoksa ben yakıp vereyim böylece sizde sigara yakmak için dikkatinizi dağıtmamış olursunuz.Olabilir dedi.Sigarasını yaktım ve ona uzattım.Tam sigarasını almak için elini uzattığında elini tutup usulca öptüm ve akabinde sigarasını verdim.Şaşırmıştı sanırım.Ama hiçbir şey demeden sigarayı dudaklarının arsına götürdü,bir nefes çekip sonra bana kaçamak bir bakışla baktığını gördüm.Sigarasını içerken külünü dökmek için küllüğe yöneldiğinde birkaç kez göz göze geldik.Sigarasını bitirip söndürmek istediğini fark edince bana verin ben söndürürüm siz uğraşmayın isterseniz dedim,sesini çıkarmadı.Sigarayı elinden aldım ve küllüğe bastım.Ve sessizliğin ardından cdçalarını açtı.Gary Moore du çalan ve Midnight Blues şarkısı.Muhteşemdi seçim.Sigara içmem de sakınca var mı dedim.hayır dedi.Kısa Marlboro paketimden çıkardığım sigarayı yaktım.İstiyorsanız size de bir sigara yakayım dedim.Mümkünse alayım dedi.Paketinden sigarasını alıp kendi ağzımda yakıp ona uzattım ve yine tam sigarayı alırken elini biraz daha ihtirası belli edecek şekilde öptüm.Teşekkür ederim diyerek sigarasını aldı ve dudaklarına götürürken kaçamak bakışlarımız yine buluştu.Muhteşem görünüyordu,harika denebilecek bir kadındı.45 yaşlarında,alımlı bir o kadar sexy ve sexapeli muhteşem olan bir kadın.Yani tam benlikti çünkü yaşım 56ydı ve uzun zamandır hep kadınlığının zirvesinde olan bu yaştaki kadınlara ilgi duyuyordum.Nedense genç kızlara bu bağlamda asla ilgi duymadım,duyamadım.Yani beraber olmak isteyeceğim kadın en az olmalıydı.Yaşına rağmen balık etinde ve gereğinden fazla güzel bir kadındı.Takriben 1 saate yakın yoldaydık onunla.Ve yine sigarasının bittiğini anladığımda elinden alıp küllüğe basmıştım.Aradan 5 dakika geçmedi ki vites değiştirmek isterken birden vites acaip şekilde gıcırdamaya başladı ve vitesi geçiremedi.Tekrar debriyaja basıp yeniden denedi ama yine aynı sorun vites kutusundan acaip sesler geliyordu.Napacağız dedi,vites geçmiyor.Bence sağa uygun bir yara yanaşın bir bakalım dedim isterseniz.Öyle yaptı ve aracı durdurunca dışarı çıkıp onun tarafına geçtim kapısını açıp müsaade ederseniz bir bakayım dedim.Arabadan indi ve şöför kapısının yanında durdu.Onun yerine oturup debreyaja bastım ve ama vites münkünü yok geçmiyordu.Şanzumanda bir sorun yoksa baskı balatadan veya debreyaj halatı ya da spiralinden kaynaklı bir sorun olmalıydı.Aslında benim için sorun değildi çünkü yıllarını yollara vermiş bir kamyoncuydum aslında.Aracı stop edip 1 e taktıktan sonra çalıştırır ve debreyaj kullanmadan devrini buldurduğumda 1 den 2 ye rahatça takabilirdim,yapmadığımız şey dedğildi.Ama yapmak istemedim.Bir kaç
denemeden sonra yok olmuyor dedim ve yine sağ tarafa geçtim.O da bindi ve kapıları kapattık.Servis çağırsanız dedim ya da tamirci.Hiç başıma gelmdei böyle bir şey nasıl bulacağım ki dedi tamirci ya da servis?Oysa her aracın artık belli yerlerinde hatta camlardan birinde bile servis numaraları ya da yol yardım numaraları yazardı ama sanırım o dikkat etmedi buna ya da şu anki durumdan dolayı unuttu.Bakar mısınız şansa dedi sizin arabanız bozulduğu için ben sizi aldım ama şimdi benim arabamda arıza yaptı.Kadere inanır mısınız dedim gözlerine bakarak ve ona biraz daha dönerek.Kader olmaz mı tüm bu yaşadıklarımız?Yanıt vermedi sanırım o da kabul ediyordu bunu yanıtsız bırakarak beni.Bir sigara içeceğim dedi.Hemen torpidodan sigarasını çıkarıp yaktım ve eline verdim ama bu kez bir farkla elini öpmedim.Sigarasını içerken aracı çalıştırmasını söyledim buna engeli yoktu çünkü ve en azından üşümeyecektik.Dediğimi yaptı ve arabayı çalıştırdı.Bu kez ben cd çaları açtım ve bir sigara yaktım.Bir de şöyle düşünün dedim,ya beni almasaydınız ve bu arıza olsaydı ne olurdu.Gecenin bu vaktinde arızalı bir araba ve yalnız bir kadın.Şimdi en azından yanınızda birisi var güvenin ya da güvenmeyin.kaldı ki güvenmemiş olsaydınız beni almazdınız.Neyse biraz rahatlamaya çalışın bence ve sonra düşünür ne yapacağımıza karar veririz dedim.Sanırım bu konuşma onu rahatlatmıştı biraz.Evet sanırım haklısınız dedi ve gülümsedik.Gecenin bu vaktinde sizin gibi muhteşem bir kadının yalnız evine dönüyor olması seçiciliğinizden mi kaynaklı yoksa tam tersi yapmacık ve maskelilerin etrafınızda yeterince olmasından mı?Çünkü hiç de öyle kariyer ya da mevki meraklısı birine benzediğinizi düşündürmediniz bana.Lütfen bağışlayın özel hayatınıza saygılıyım ve sadece bana düşündürdüklerinizi paylaştım sizinle.Arkada poşetin içinde şarap var dedi.Anladığım kadarıyla burada epey bekleyeceğiz içmek ister miydiniz?Şaşırmıştım.Partiden mi yürüttün yoksa dedim ve kahkahayı bastı.Evet bu espri tam yerini bulmuştu.Arkaya uzanıp poşeti açtım ve içindeki şarabı çıkardım.Kalite bir şaraptı ama nasıl açacaktık mesela buydu işte.Mantarın üstündeki ambalajı yırttıktan sonra mantarı üzerimdeki bir tükenmez kalemle şişenin içine doğru bastırarak açtım.Başka şekilde açma şansım yoktu biliyorsun dedim.Evet biliyorum dedi.Torpidoda 2 kadeh var dedi.Ve gerçekten de öyleydi.Sanki bu gece için hazırlanmıştı bir şeyler gibi düşünüyordu insan ister istemez.Ona vereceğim kadehi elime alıp kadehin dörtte birinden fazlası dolacak şekilde doldurdum.Ve ona uzattım tam eline alacakken yine eğilip elini öptüm ve bu kez bunu yaparken gözlerine baktım.Teşekkür ederim diyerek aldı ve benim kadehimi doldurmamı bekledi.Benimki de dolunca kadehlerimiz birbirimiz yaklaştırdık.Neye içelim dedi?Bence adına içilecek tek şey var burada dedim ve tabii ki sana ve bozulan arabalarımıza.Gülümsedik ve birer yudum aldık.Bu kez o uzandı cd çalara ve Gary Moore çalmaya başladı yine.Muhteşem bir ortamdı aslında.Dışarıda kar,buğulanmış camlar,yoldan içeride duran bir araç,şarap,kadın,müzik ve ben,sanırım sadece mumlar eksikti. :)Evet dedi şimdi soruna yanıt vereyim.Seçici miyim,evet sanırım seçiciyim ama bu seçicilik kariyer,mevki ya da mal mülk bağlamında değildi.Sadece sıradan olması yeterliydi ama nedense bana yaklaşanlar ya da bunu isteyenler kendilerini hep olduklarından farklı gösterme telaşındaydılar.Oysa oldukları gibi kalsalardı belki çok farklı olabilirdi ama olmadı.Ben maddi olarak sıkıntısı olmayan biriyim
dedi.Ama sanırım bana yaklaşanlar bunun ve benim konumum altında kendilerini ezik hissettiler oysa ben bunu sağlamadım onlar bu özelliklerimin altında kalacakları korkusuyla kendilerini olduğundan farklı gösterme çabalarına girince kaybedenlerden oldular.Anladın mı şimdi dedi sorunun yanıtını ve kadehi kaldırıp ağzına dikti.Boşalan kadehi bana uzatarak bir daha rica etsem.Kadehini aldım.Benimkini bacaklarımın arasına koyup onunkini doldurup yeniden ona uzattım ve bu kez elini öpmemeye özen gösterdim.Gözlerime baktı niye öpmedin der gibi.